Oturum Aç
Öncelikli Konular 
Türkçe>Öncelikli Konular

Öncelikli Konular 

YASED Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi, serbest piyasa ve rekabet kurallarına uygun, rekabetçi, verimli ve öngörülebilir bir yatırım ortamının sağlanması ve sürdürülmesi temel çerçevesinde aşağıdaki konuları öncelikle takip etmektedir.

1. Uluslararası Standartlarla Uyumlu Yatırım Ortamının İyileştirilmesi
        a. Hukuk Güvenliği
        b. Vergi ve Teşvikler
        c. İstihdam ve Eğitim
        d. Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları
        e. Ar-Ge ve Teknoloji Kullanımı

2. Katma Değerli, Sürdürülebilir Büyümeye Stratejik Katkı
        a. Kayıt dışının azaltılmasına somut çözümler
        b. Türkiye’nin rekabetçiliğinin arttırılması
        c. İhracatı artırıcı politikaların geliştirilmesine destek
        d. Yasal düzenlemelere (pro) aktif katılım, yönlendirme
        e. Türkiye’nin Bölgesel Üs olmasına teknik katkı
        f. Uluslararası birikimlerin aktarılması
        g. Kamu otoriteleri ve medya ile sektörel uzmanlık paylaşımı

3. Kamuoyu Nezdinde Uluslararası Yatırımların Algısının İyileştirilmesi ve Kamuoyu Desteğinin Sağlanması

        a. “Yerel fayda yaratmaya odaklı uluslararası yatırım”
        b. “Uluslararası yatırımlar Türkiye’nin yararınadır”

4.   AB Uyum Sürecine Destek Verilmesi

5.   Sosyal Sorumluluk Projeleriyle “Gelişmişlik Endeksi”ne Katkıda Bulunulması (Sürdürülebilirlik)

 

Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi

• Kayıtdışı Ekonomi: Türkiye’nin öncelikli problemi olarak gördüğümüz ve tüm operasyonların kayıt altında tutulduğu şirketlerin adeta cezalandırılmasına neden olan kayıtdışı ekonominin önüne geçilmesi yönünde adımların acilen ve kararlılıkla atılmasının sağlıklı bir ekonomik işleyişe büyük katkıda bulunacağı görüşündeyiz. Kayıtdışı ekonomiyle mücadele ederek gelir dağılımı daha adil, geniş bir vergilendirme tabanına sahip, haksız rekabetin önüne geçmiş bir Türkiye hedefinin öncelikli olduğunu düşünüyoruz.

• Hukuk Güvenliği: Yasal düzenlemelerde öngörülebilirliğin garanti altına alınması, kuralların şirketlerin sorumlulukları, hakları ve uygulamaların sonuçları konusunda tereddüt etmelerine yer bırakmayacak netlikte olması yatırımcılar açısından önemlidir. Kurallar, açık ve anlaşılır, uygulamada ayrımcılığa yol açacak ve yoruma açık içerikten uzak şekilde ortaya konmalı, uygulamacı birimlerce de kanunda yer verildiği açıklık ve şeffaflıkla hayata geçirilmelidir. Mevzuat değişikliklerinde ilgili tarafların haklarının zarar görmemesi için gerekli mekanizmaların öngörülmesi ve geriye dönük uygulamalardan kaçınılması yatırımcıların hukuki güvenliklerini artıracaktır. Yatırımcılar uzun vadeli bakış açısıyla, faaliyet gösterecekleri ortamın kurallarını bilebilmeli, önlerini görebilir durumda olmalı, karşılaşabilecekleri sorunları ise hukuki olarak hangi çerçevede ve ne sürede çözebileceklerini bilmelidirler. 

• Vergi ve Teşvikler: Uluslararası doğrudan yatırımların çekilmesi açısından rekabetçi bir vergi ve teşvik sistemine geçilmesinin önemli bir kriter olduğu kanısındayız. Vergi sisteminin basit, adil, şeffaf ve anlaşılır bir yapıda olması yönünde atılacak adımların, kayıtdışılığın önüne geçilmesinde, yerli-yabancı ayrımı olmaksızın tüm yatırımcıların destek vereceği bir çalışma olacaktır. Ülkemize istihdam, sermaye ve bilgi birikimi kazandıracak katma değeri yüksek yatırımların çekilmesi yönünde teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi ve vergi sisteminin basitleştirilmesi çok önemli parçalardır.

• İstihdam ve Eğitim: İstihdam üzerindeki prim ve vergi yüklerinin azaltılması ve yatırımcının ihtiyaç duyduğu kalifiye işgücünün yetiştirilmesi için yabancı dil ve mesleki eğitim ihtiyacının göz önünde bulundurulması, Türkiye’nin uluslararası yatırımlar (özellikle yüksek teknolojili ve katma değerli yeni yatırımları) için avantajlı durumunun arttırılması için gereklidir. Küresel rekabette, işgücünün niceliksel avantajından önce niteliksel avantajının geliştirilmesi öncelikli hedefler arasındadır.

 Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları: Uluslararası standartlar benimsenmeden uluslararası entegrasyon mümkün değildir.  Fikri ve sınai mülkiyet haklarındaki ihlaller, Türkiye’nin itibarını çok ciddi ölçüde zedelemekte, haksız rekabete neden olmaktadır. Mevzuat ve özellikle uygulamada uluslararası standartların benimsenmesi hedeflerden biri haline gelmelidir. Mevcut durumda halen sorun yaşanılan marka, patent ve telif hakkı ihlalleri, sahte ve kaçak ticari mallara karşı mücadele konularında ivedilikle gerekli önlemlerin alınması ve çözüm fırsatlarının yaratılması gerekmektedir. Hukuk reformunun gerçekleştirilmesi bu hakların korunması açısından son derece önemlidir.

• Ar-Ge Yatırımları: Küresel rekabet ortamında ülkelerin ArGe çekim merkezleri olarak tercih edilmesindeki etkenlerin başında verilen teşvikler gelmektedir. ArGe teşviklerine bütçeden ayrılan payın yapılan yasal düzenlemelerle son yıllarda artırılmış olması, teşviklerin sürdürülmesi ve yaygınlaştırılması; Türkiye’nin ArGe kapasitesinin gelişmesi ve bu alana yönelik yüksek katma değerli yatırımların çekilebilmesi için son derece önemlidir.

Avrupa Birliği

Diğer tüm öncelikli konularımızda gelişme kaydedilmesi Türkiye’nin AB üyelik müzakere sürecinde de yolunu açacak gelişmeler olacaktır. Tüm bu gelişmelerin sağlanabilmesi ve ülkemizin dünyada en öncelikli yatırım noktaları arasında sürekli yer alabilmesi Avrupa Birliği’ne tam üyelikle sonuçlanacak müzakerelerin başarıyla sürdürülmesine bağlıdır. AB üyeliği konusunun gündemden düşmemesi, müzakere sürecine ilişkin çalışmalar ve lobi faaliyetlerine hız kaybetmeden devam edilerek gündemdeki önceliğini koruması son derece önemlidir.