Uluslararası Yatırımcılar Derneği - YASED, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın Katılımıyla “Türkiye’nin Sanayi Stratejisi ve Yeni Dönem Sanayi Politikaları”nı Tartıştı
Zafer Çağlayan: “Türkiye’nin çektiği uluslararası yatırımları daha da artırması gerekiyor”
Uluslararası Yatırımcılar Derneği tarafından 13 Şubat 2008 tarihinde İstanbul’da düzenlenen ve Türkiye’nin sanayi stratejisi, yeni sanayi politikaları ve yatırım eğilimlerinin tartışıldığı yemekli toplantıya, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ve YASED Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Uysal’ın yanı sıra, YASED Yönetim Kurulu üyeleri, Türkiye’de uluslararası yatırımları temsil eden işadamları, yabancı elçiliklerin temsilcileri, sivil toplum örgütleri yöneticileri ve bürokratların da aralarında bulunduğu 200’e yakın kişi katıldı.
Tahir Uysal yaptığı açılış konuşmasında, “Türkiye’nin 2001’den itibaren yaşadığı gelişmelerden ve uluslararası yatırımların 1 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkmasından duydukları memnuniyeti” dile getirdi. Tahir Uysal, “Kayıtdışı ekonomi konusunda hükümetin aldığı önlemleri görüyor ve destekliyoruz. Ancak atılan bu olumlu adımları takip edecek uygulamalar konusunda beklentilerimiz var. Bu konudaki çalışmalara desteğimiz sonsuzdur” diye konuştu.
Tahir Uysal’ın sözlerinin ardından, verilen davetin özel konuğu olarak toplantıya katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan “Türkiye’nin Sanayi Stratejisi ve Yeni Dönem Sanayi Politikaları” konusunda kapsamlı bir konuşma yaptı. Çağlayan konuşmasına, “Türkiye kendisine bir yol belirlemiştir, dünyanın en büyük 17. ekonomisi, Avrupa’da ise 6. en büyük ekonomi olmuştur. Dünyada uluslararası sermayeyi çekmede 16. sıradayız. Türkiye’nin çektiği 20 milyar dolarlık yatırımı daha da artırması gerekiyor. Hedefimiz 2023 yılında dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmektir” sözleriyle başladı.
Sanayi envanteri çıkarılıyor, hedef 270 bin sanayi işletmesi
Daha sonra hükümetin 2013 yılı ekonomik hedeflerini özetleyen Zafer Çağlayan, 800 milyar dolarlık GSMH, 225 milyar dolarlık ihracat ve GSMH’nin yüzde 2’si oranında 16 milyar dolarlık Ar-Ge yatırımı hedeflerinden söz etti. Ardından bu hedeflere ulaşmak için yürütecekleri çalışmaları özetleyen Çağlayan, şunları söyledi:
“Bir sanayi envanteri çıkarılacak. Türkiye’nin neresinde ne kadar sanayi yatırımı var, ne kadar üretim var, istihdamda durum ne, enerji tüketimi hangi düzeyde; tüm bunları öğrenmek için çalışmayı başlattık. Şu anda 270 bin sanayi işletmesinin 60 bininin bilgilerine sahibiz. Hedefimiz 270 binin tamamının bilgilerine sahip olup ona göre bir plan çizmek. Teşvik sistemi ve politikasını bu çalışma sonrasında belirleyeceğiz. Vergide ve sosyal güvenlikte önemli çalışmalarımız var. Türkiye sosyal güvenlik reformunda çok geride kalmıştı. Bu reformlarla Türkiye’nin geleceğini kurtaracağız.”
Zafer Çağlayan konuşmasının devamında “En önemli meselelerden biri nitelikli eleman konusudur” diyerek bu konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle özetledi: “Mesleki eğitimi fazlasıyla önemsiyoruz. Hangi sektörlerde, nerelerde, hangi nitelikte insanlara ihtiyaç olduğu konusunda envanter çalışması yapıyoruz. KOBİ’lerin de birinci problemi nitelikli eleman sıkıntısıdır. En önemli çalışmalarımızdan biri, YÖK ile birlikte hareket ederek, üniversitelerin bölümlerini, sanayi ve ticaret işletmelerinden gelen talepler doğrultusunda düzenlemek yönünde olacaktır.”
2008 yılının ilk yarısında yasalaşması beklenen Türk Ticaret Kanunu ve AR-GE kanun tasarılarının önemine de değinen Çağlayan, konuşmasının son bölümünde enerji ve enerji güvenliği noktasında yürüttükleri çalışmalara değinerek yenilenebilir enerji kaynakları ile çeşitlilik getireceklerini söyledi. Çağlayan, dünyada oluşan likidite krizi ile ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı: “Bu kriz, Türkiye’yi geçmişte olduğu gibi olumsuz etkilemeyecektir. Türkiye kriz kelimesini bir daha kullanmamak üzere çöpe atmıştır. Çünkü Türkiye’deki yapı değişmiştir. Gündemimiz, üretimi ve istihdamı geliştirip yatırımcı sermayeyi çekmek, 2023’te ilk 10 ülke arasına girmektir.”
Son olarak Avrupa Birliği konusuna da değinen Zafer Çağlayan “AB konusundaki olumsuz eleştirilere üzüldüklerini, hükümetin hedefinin AB’ye tam üyelik olduğunu, reformların Türkiye için yapıldığını” söyleyerek sözlerini tamamladı.