Türkiye için Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisine Doğru 
Türkçe>RAPORLAR ve YAYINLAR>Türkiye için Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisine Doğru

Türkiye için Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisine Doğru 

01.01.2007 
 

Türkiye’nin bugüne kadar yeterince yararlanamadığı doğrudan yabancı yatırımlar (DYY), Türk ekonomisinin küresel düzeyde rekabet edebilen bir ekonomiye dönüşümü için kilit öneme sahiptir. DYY’yi ciddi boyutta artırmadan, Türkiye’nin AB ile arasındaki gelir farkını kapatması mümkün gözükmemektedir. 2001 sonrası dönemde yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çabalara rağmen, Türkiye’nin özellikle yeni üretim kapasitesi yaratmaya dönük DYY için bir cazibe merkezi haline geldiğini söylemek zordur.


Bu çalışmada, Türkiye’nin DYY’den en üst düzeyde yararlanabilmesi için önerilen DYY stratejisinin beş temel unsuru bulunmaktadır:

• Kısa-vadeli makroekonomik öncelikler için çekilecek DYY’nin türü çok önemli değildir; ancak, orta ve uzun vadede DYY stratejisinin hedefi teknoloji-yoğun yeni yatırımlar çekmek olmalıdır. Kısa vadede birleşme ve satın almaların ağırlıkta olduğu DYY, cari açığın finansmanında önemli bir rol oynarken, orta ve uzun vadede teknoloji-yoğun yeni yatırımlardan oluşan DYY, bir yandan ihracatın daha hızlı artmasını sağlayıp bir yandan da cari açığın kapatılmasına katkıda bulunacaktır.

• DYY stratejisini geliştirmek ve uygulamak için, doğrudan Başbakanlığın himayesinde, kamu-özel sektör işbirliğiyle, yarı-özerk statüde bir yatırım promosyon ajansı kurulmalıdır.

• Yatırım ortamının uluslararası düzeye çıkarılması için, hukukun üstünlüğü ilkesi eksiksiz uygulanmalı; etkin yönetişim ve rekabet ortamı için kurumsal kapasite yaratılmalı ve daha da geliştirilmelidir.

• DYY stratejisinin önemli bir boyutu da vergi reformudur. Bugüne kadar, acil gelir ihtiyacı ya da siyasi dürtülerle değiştirilen vergi oranlarıyla belirlenen vergi sistemi, ekonomik rasyonel çerçevesinde gözden geçirilmeli ve vergi sisteminin, yatırımların önündeki engellerden biri olması son bulmalıdır.

• Stratejik hedefle uyumlu olarak, öncelikli sektörler belirlenmeli ve bu sektörlerde yatırım çekmek için gerekli olan altyapı ve üretim faktörleri arzı geliştirmeli, kurumsal çerçevedeki eksiklikler bir an önce giderilmelidir. Seçilen sektörlere ayrıcalıklı parasal teşvikler verilmemeli; ancak yatırımın büyüklüğü ve yaratılan istihdama göre vergi indirimleri sağlanmalıdır. DYY’nin sektörel düzeyde göstereceği farklılıklar bütün boyutlarıyla çalışılmalı, sektörlerin özel durumları belirlenmelidir.

Bu çalışmada, teknolojik ve diğer dışsal etkileri nedeniyle, elektronik ve bilişim sektörlerinin DYY stratejisinde öncelikli sektörler olarak belirlenmesi gerektiği; son yıllardaki yoğun yatırım ve üretim faaliyetleriyle otomotiv sektörünün de orta vadede DYY çekme potansiyeli en yüksek sektör olarak dikkatleri çektiği vurgulanmaktadır.

"Türkiye için Doğru Yabancı Yatırım Stratejisine Doğru" isimli raporumuzu indirmek için lütfen tıklayınız.

 

Kamil Yılmaz Koç Üniversitesi
Ocak 2007


Oturum Aç